
Rusya ve Ukrayna arasındaki gaz anlaşmazlığı, Avrupa’yı kışın soğuk günlerinde ciddi bir enerji kriziyle karşı karşıya bırakıyor. 2024 yılı sonunda sona erecek olan transit gaz anlaşması nedeniyle Slovakya gibi Rus gazına bağımlı ülkelerde endişeler giderek artıyor. Azerbaycan’ın aracılık ettiği müzakerelerin sonuçsuz kalması, kıtanın enerji güvenliğini daha da tehdit eder hale geldi.
Krizin Gelişimi ve Anlaşmazlıklar
Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, geçtiğimiz hafta yaptığı açıklamada, Ukrayna üzerinden Avrupa’ya gaz sevkiyatı için yeni bir anlaşma yapılmayacağını kesin bir dille ifade etti. Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy ise, Rusya’ya herhangi bir ödeme yapılmaması durumunda gaz akışının devam edebileceğini ancak Moskova’nın bu şartı kabul etmesinin düşük bir ihtimal olduğunu belirtti.
Ukrayna Başbakanı Denis Şmıgal, mevcut gaz transit anlaşmasının 1 Ocak 2025 itibarıyla sona ereceğini açıkladı. Yeni yılın ilk gününden itibaren, sadece Rusya dışındaki kaynaklardan gelen gazın Avrupa’ya aktarılabileceği ifade ediliyor. Bu durum, özellikle Slovakya gibi ülkeler için gaz tedarikinde büyük bir belirsizlik yaratıyor.
Slovakya ve Avrupa’nın Çıkmazı
Slovakya Başbakanı Robert Fico, geçtiğimiz günlerde Rusya Devlet Başkanı Putin ile görüşmek üzere Moskova’yı ziyaret etti. Fico, Putin’in Slovakya’ya gaz sağlamaya devam etmeye istekli olduğunu dile getirdi, ancak mevcut şartlarda bunun pratikte zor göründüğünü belirtti.
Kremlin Sözcüsü Dmitri Peskov ise görüşmelerin detaylarına ilişkin bilgi vermedi ancak Avrupa ülkelerinin Rus gazına olan ihtiyacının farkında olduklarını ifade etti. Peskov, bu meselenin dikkatle ele alınması gerektiğini vurgulayarak, Avrupa’nın Rus gazı olmadan enerji ihtiyacını karşılamasının zor olacağına dikkat çekti.
Alternatif Kaynakların Yetersizliği
Avrupa Birliği, Rus gazına bağımlılığını azaltmak için Azerbaycan gibi alternatif enerji kaynaklarına yöneliyor. Ancak Azerbaycan’ın enerji şirketi SOCAR’dan yapılan açıklamalara göre, taraflar arasında Mayıs ayında İstanbul’da ve Ağustos ayında Viyana’da yapılan görüşmelerde anlaşmaya varılamadı. SOCAR, Ukrayna ve Rusya enerji şirketleriyle müzakerelerin tıkandığını belirtti.
Azerbaycan’dan gelen gaz miktarı, Avrupa’nın toplam enerji ihtiyacını karşılamak için yeterli değil. Ayrıca, mevcut altyapı kapasitesi, Azerbaycan gibi alternatif kaynaklardan sağlanan gazın Avrupa’ya taşınmasında sınırlayıcı bir faktör oluşturuyor.
AB’nin Stratejik Zorlukları
Avrupa Birliği, enerji güvenliğini sağlamak için farklı stratejiler geliştiriyor ancak mevcut kriz, kıtanın enerji politikasında büyük kırılganlıklar olduğunu ortaya koyuyor. Rusya ve Ukrayna arasındaki gerilim, Avrupa’nın enerji tedarik zincirini önemli ölçüde tehdit ederken, AB’nin enerji çeşitlendirme çabaları kısa vadede sonuç vermekte zorlanıyor.
Avrupa Komisyonu, Rus gazına bağımlı ülkeler için alternatif çözümler üzerinde çalışırken, bu durum özellikle Slovakya gibi doğrudan etkilenen ülkelerde siyasi ve ekonomik baskıları artırıyor.
Sonuç ve Beklentiler
Avrupa, Rusya-Ukrayna gaz anlaşmazlığının gölgesinde yeni bir kış mevsimine giriyor. Mevcut transit anlaşmanın sona ermesi, kıtayı ciddi bir enerji krizine sürükleyebilir. Rus gazına bağımlı ülkeler için alternatif kaynakların yetersiz kalması, Avrupa’nın enerji güvenliğini yeniden gözden geçirmesini gerektiriyor.
Kriz, sadece enerji piyasasını değil, aynı zamanda Avrupa’nın siyasi ve ekonomik istikrarını da tehdit ediyor. AB’nin bu zorlu süreci nasıl yöneteceği ve Rusya ile ilişkilerde nasıl bir strateji izleyeceği, önümüzdeki haftalarda netleşecek. Şimdilik, Avrupa soğuk bir kışa doğru ilerliyor ve çözüm ufukta belirsiz görünüyor.