Bilim insanları, fosil yakıtların atmosfere saldığı nitrojen dioksitin, akıl hastalıkları ve davranış bozuklukları üzerindeki olumsuz etkilerini ortaya koydu. Havadaki bu gazın oranı arttıkça, hastaneye yatışların da arttığı belirlendi.

Sanayi bölgeleri, megakentler ve enerji santralleri, hava kirliliğinin en büyük kaynakları arasında yer alıyor. Kirliliğin yoğun olduğu bölgelerde üst solunum yolu ve akciğer hastalıkları artarken, yapılan bilimsel çalışmalar da bu durumu doğruluyor. Ancak, şimdiye kadar kimse kirli havanın akıl ve ruh sağlığı üzerinde de benzer bir etkisi olabileceğini düşünmemişti. Ta ki, St Andrews Üniversitesi'nin yaptığı araştırmanın sonuçları açıklanana kadar…

Hava Kirliliği ile Akıl Hastalıkları Arasındaki Bağlantı Keşfedildi

2014 yılında Londra’daki Hyde Park’ta bisiklet süren bir bisikletçi, Sahra Çölü'nden gelen toz bulutları nedeniyle hava filtreli bir maske takmak zorunda kalmıştı. O gün Londra’daki hava kirliliği seviyesi rekor kırmıştı ve o dönemde Başbakan David Cameron, sabah koşusunu hava kirliliği yüzünden iptal ettiğini açıklamıştı. Sonraki araştırmalar, hava kirliliği ile akıl hastalıkları nedeniyle hastane yatışları arasında bir bağlantı olduğunu ortaya koydu.

St Andrews Üniversitesi'nden bilim insanları, yapılan analizlerde uzun süreli hava kirliliğine maruz kalan bireylerin ruh sağlığı bozuklukları nedeniyle hastaneye yatma olasılığının, temiz hava koşullarında yaşayanlara göre daha yüksek olduğunu buldu.

Yeni Çalışma, Hastane Yükünü Hafifletebilir

Bu araştırma, aynı zamanda ekonomik açıdan önemli bir uyarı niteliği taşıyor. Uzmanlar, daha sıkı çevre koruma önlemlerinin uygulanmasının, hastane kaynaklarını daha verimli kullanmak için faydalı olacağına dikkat çekiyorlar. St Andrews ekibi, İskoçya Halk Sağlığı'ndan elde ettikleri verileri analiz ederek, kükürt dioksit ve azot dioksit gibi kirleticilerin ruhsal hastalıklar ve davranış bozuklukları ile ilişkili olduğunu buldu. Ayrıca, PM10 ve PM2.5 gibi diğer kirleticiler de kalp-damar hastalıkları ve bulaşıcı hastalıklarla bağlantılı çıktı.

BMJ Open dergisinde yayımlanan bu çalışma, kirli havanın ruhsal sağlık üzerindeki etkilerine dair yeni kanıtlar sunuyor. Önceki araştırmalar, iç mekan hava kirliliği ile depresyon arasındaki ilişkiyi ortaya koymuştu. Geçen yıl ise Oxford Üniversitesi, hava kirliliğine maruz kalmanın depresyon, anksiyete, psikoz ve bunama gibi nörobilişsel bozukluklara yol açabileceğini bulmuştu.

Elektrikli Araçlar Ruh Sağlığını Koruyabilir

Yeni çalışmanın baş yazarı Dr. Mary Abed Al Ahad, düşük emisyonlu bölgeler ve elektrikli araçlar gibi önlemlerin, insanların sağlığını koruyarak hastane yükünü hafifletebileceğini belirtti. "Daha sıkı çevre düzenlemeleri ve yenilenebilir enerjiye geçiş, hava kirliliğini azaltabilir ve uzun vadede hastane bakım yükünü hafifletebilir" dedi.

Fosil Yakıtlardan Elektrikli Araçlara Geçiş, Kazan-Kazan Durumu Yaratıyor

WWF İklim Başkanı Isabella O'Dowd, fosil yakıtlardan elektrikli araçlara geçişin "iklim ve insan sağlığı için kazan-kazan" olduğunu belirtti. O'Dowd, "Araba ve kamyonlardan kaynaklanan kirlilik, trafik kazalarından iki kat daha fazla erken ölüme yol açıyor ve bu yeni araştırma, bunun ruh sağlığını da etkilediğini gösteriyor. Şimdi, elektrikli araçlara, toplu taşımaya ve şarj ağlarına daha hızlı yatırım yapmalıyız" dedi.