
Görevden uzaklaştırılan Güney Kore Devlet Başkanı Yoon Suk Yeol, sıkıyönetim ilanı nedeniyle hakkında başlatılan soruşturma kapsamında ifade vermeye çağrılmasına rağmen ikinci kez sorguya katılmadı. Muhalefet, Yoon’un delil karartma ihtimaline dikkat çekerek tutuklanmasını talep ediyor.
Sorgu Çağrılarına Yanıt Vermiyor
Yolsuzlukla Mücadele Ofisi (CIO) yetkilileri, Yoon’un Noel sabahı yapılan çağrıya uymadığını ve sorgu için belirlenen süre boyunca ofise gelmediğini açıkladı. Yetkililer, bu ikinci çağrının yanıtsız kalmasının ardından davayı derinlemesine inceleme ihtiyacı duyduklarını belirtti.
Bir CIO yetkilisi Yonhap haber ajansına yaptığı açıklamada, "Yoon’un bugün boyunca gelmesini bekliyoruz, ancak henüz bir hukuki temsilci atanmasına ilişkin belge ya da başka bir yanıt almadık. Durumu gözden geçirerek bir sonraki adımı değerlendireceğiz" dedi.
Muhalefetten Tutuklama Talebi
Yoon’un ifade vermeyi reddetmesi, muhalefet partileri tarafından sert eleştirilerle karşılandı. Muhalif liderler, Yoon’un yargı sürecini engelleyebileceğini ve delil karartabileceğini iddia ederek tutuklanmasını talep etti.
Yoon, 7 Aralık’ta televizyon aracılığıyla yaptığı açıklamada, sıkıyönetim ilanıyla ilgili sorumluluktan kaçmayacağını belirtmişti. Ancak, 14 Aralık’ta parlamentoda azledilmesinin ardından sorguya katılmama kararı, bu açıklamalarla çelişiyor.
Hukuki ve Siyasi Süreç Devam Ediyor
Yoon’un azledilmesinin ardından, Anayasa Mahkemesi’nin nihai kararı bekleniyor. Mahkeme, Yoon’un görevden alınıp alınmayacağını değerlendirecek. Savcılar ve polis ise Yoon ve diğer yetkililer hakkında isyan, yetkiyi kötüye kullanma gibi ciddi suçlamalarla soruşturmalar başlatmış durumda.
Güney Kore yasalarına göre, isyan suçu, bir devlet başkanının dokunulmazlığını kaldıran nadir suçlardan biri olarak kabul ediliyor. Yoon’un uzun süredir dostu ve avukatı Seok Dong-hyeon, müvekkilinin süreçte iş birliği yapmaya istekli olduğunu ifade etse de, Yoon’un sorgu çağrılarına uymaması bu iddiaları zayıflatıyor.
Hukuk ve Siyaset Çıkmazı
Yoon’un sessiz tepkisi, kamuoyunda da tartışmalara yol açtı. Siyasi analistler, Yoon’un tutumunun hukuki bir strateji olabileceğini, ancak bunun kamu güvenini zedeleyebileceğini ifade ediyor. Önümüzdeki günlerde, Yoon’un tutuklanıp tutuklanmayacağı ve Anayasa Mahkemesi’nin kararı Güney Kore siyasetinde önemli bir dönüm noktası olabilir.