
Avrupa Birliği (AB) ekonomisi, mevcut yapısal sorunları ve ABD'nin yeni gümrük tarifeleri gibi ticaret ve savunma politikaları nedeniyle bir dizi zorlukla karşı karşıya. Ekonomik durgunluk, ticaretin parçalanması ve jeopolitik istikrarsızlık, AB'nin içinde bulunduğu riskli dönemi tanımlıyor. Özellikle, ABD ile ilişkilerin gerilmesi ve devam eden Rusya-Ukrayna Savaşı, Avrupa'da büyük bir sıkıntıya neden oluyor.
Ticaret Politikaları ve Gümrük Tarifeleri
ABD Başkanı Donald Trump'ın "Önce Amerika" yaklaşımı, AB'yi de etkileyerek, çelik ve alüminyum ithalatına yüksek gümrük vergileri getirdi. AB, bu vergilerin makul bir gerekçesi olmadığını ve Avrupa ülkelerinin haksız bir şekilde bu önlemlerden korunması gerektiğini belirtti. Ayrıca, Trump'ın mütekabiliyet esasına dayalı gümrük vergileri uygulama planı da Avrupa'da olumsuz karşılandı.
Savunma Harcamaları ve NATO
Trump, Avrupa ülkelerinin savunmaya yeterli bütçe ayırmadığı görüşünü savunarak, NATO üyelerinden GSYH'lerinin yüzde 5'ini savunmaya harcamalarını talep etti. Ancak, AB ülkeleri zaten yüksek kamu borcu ve bütçe açıklarıyla mücadele ederken, bu artış Avrupa için zorlayıcı oldu.
AB'nin Ekonomik Büyümesi
AB'nin ekonomik büyümesi, özellikle ABD ve Çin'e kıyasla çok düşük seviyelerde kaldı. Son 15 yılda, ABD'nin GSYH'si yüzde 70 artarken, AB'deki artış sadece yüzde 20 oldu. Bu da Avrupa'nın üretkenlik ve rekabet gücünde kayıplara yol açtı. AB, rekabetçiliği artırmayı hedeflese de, ABD'nin hızlı uygulama yeteneği karşısında zorluklarla karşılaşıyor.
Yüksek Kamu Borcu ve Bütçe Açıkları
Birçok AB ülkesi, kamu borcu ve bütçe açıkları açısından ciddi sorunlar yaşıyor. Yunanistan, İtalya, Fransa ve diğer bazı ülkelerde, kamu borcu GSYH'nin yüzde 100'ünü aşıyor. Bu durum, Avrupa'nın ekonomisini canlandırma ve savunma harcamalarına kaynak ayırma kapasitesini zorluyor.
Enflasyon ve Enerji Krizi
Avrupa Merkez Bankası (ECB), enflasyonu orta vadede yüzde 2 seviyesine çekmeyi hedefliyor. Ancak, enflasyon hâlâ yüzde 3 seviyelerinde kalmakta. Ayrıca, AB'nin doğal gaz depolarındaki doluluk oranı, son yılların ortalamasının yaklaşık yüzde 10 altında bulunuyor ve gaz fiyatları son iki yılın en yüksek seviyesine çıkmış durumda.
AB'nin karşı karşıya olduğu bu zorluklar, ekonomik büyüme, rekabetçilik ve jeopolitik istikrarsızlık gibi önemli sorunları içeriyor. Bu sorunların çözülmesi, Avrupa'nın geleceği için kritik önem taşıyor.